Digital Humanities 2026 (DH2026), 27–31 Temmuz 2026 tarihlerinde Güney Kore’nin Daejeon kentinde “Engagement” (Katılım) temasıyla düzenlendi. DTKM’nin kurucusu ve direktörü Doç. Dr. Şermin Kalafat, konferansta “Engagement as a Method: A Framework for an Emerging Field of Digital Turcology and Cultural Heritage Studies (DTCHS)” başlıklı bildirisini sundu.
Konferansın ana temasıyla doğrudan ilişki kuran bildiride, kısaca Dijital Türkoloji olarak anılan Dijital Türkoloji ve Kültürel Miras araştırmalarının mevcut durumu, yöntemsel çerçevesi ve özgün ilkeleri ele alındı. Özellikle katılımın (engagement) araştırma sonuçlarının paylaşılmasına ilişkin bir faaliyetin ötesinde; veri üretimi, yöntem geliştirme, araştırma topluluklarıyla iş birliği ve araştırma süreçlerinin değerlendirilmesiyle bağlantılı yöntemsel bir ilke olarak nasıl ele alınabileceği üzerinde duruldu.
Sunumda ayrıca dijital Türkolog uzmanlık profili, dijital beşerî bilimler, yapay zekâ ve dijital kültürel miras araştırmalarında bu tür disiplinlerarası bir araştırmacı profiline neden ihtiyaç duyulduğu ve insan kaynağı ile araştırma kapasitesinin nasıl geliştirilebileceği tartışıldı.
Türkolojinin dijital dönüşümünün dijital araçların araştırmalarda kullanılmasından daha geniş bir süreci ifade ettiği de vurgulandı. Bu dönüşüm; araştırma verisinin hazırlanması ve yapılandırılması, dijital yöntemlerin geliştirilmesi, yapay zekâ uygulamalarının eleştirel biçimde değerlendirilmesi, kültürel miras malzemesinin sayısallaştırılması, bu malzemeden üretilen verinin modellenmesi ve analiz edilmesi, araştırma çıktılarının yayımlanması ve yeni uzmanlık profillerinin yetiştirilmesi gibi birbiriyle ilişkili süreçleri kapsamaktadır.
Bildiride, Dijital Türkoloji ve Kültürel Miras araştırmalarının yalnızca dijital beşerî bilimlerin sınırları içinde değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Bu sahanın, Türkoloji verisi üzerinde yürütülen dijital beşerî bilimler, yapay zekâ ve dijital kültürel miras araştırmalarını ortak bir yöntemsel çerçevede ilişkilendiren kapsayıcı ve disiplinlerarası bir araştırma alanı olduğu belirtildi.
Sunumun önemli kazanımlarından biri, Dijital Türkoloji ve Kültürel Miras araştırmalarının DH Asia eksenindeki tartışmalarla ilişkilendirilmesi ve uluslararası dijital beşerî bilimler topluluğu içinde görünürlük kazanması oldu. Türk dili, edebiyatı, tarihi ve kültürel mirasına ilişkin araştırmaları dijital yöntemlerle buluşturan bu sahanın, dijital beşerî bilimlerin bölgesel ve dilsel kapsamını genişletirken alana özgün yöntemsel ilkeler, değerlendirme ölçütleri ve araştırma yaklaşımları da kazandırabileceği ortaya kondu.
Dijital Türkoloji ve Kültürel Miras araştırmalarının yapay zekâ topluluklarında başlayan görünürlüğünün ardından dijital beşerî bilimler toplulukları içinde de özgün adı, kapsamı ve yöntemsel yaklaşımıyla yer edinmesinden büyük mutluluk duyuyoruz.